
“Evet,benim nâçiz vücûdum… birgün elbet toprak
olacaktır… fakat Türkiye Cumhuriyeti… ilelebet pâyidâr kalacaktır.”
İşgal Kuvvetleri’nin İstanbul’a girişi ile açılan O Sarışın Kurt, Attilâ
İlhan’ın kaleminden Lozan’dan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’na,
Cumhuriyet’in ilanından İzmir suikastine Cumhuriyetimizin kuruluş
yıllarını, bireysel ve toplumsal coşkuları ve acılarıyla gözlerimizin
önünde canlandırdığı, yüreğe işleyen olağanüstü görsellikte bir destan…
O Sarışın Kurt, Selim İleri’nin Sunuş’undaki ifadesiyle, “Attilâ
Ağbi’nin”, “siyasal düşüncesinin en büyük kahramanı” için “yazarlığının
en büyük eserlerinden biri...”
Attilâ İlhan 15 Haziran 1925’te Menemen’de doğdu. Türkiye’nin en üretken
yazarlarından olan İlhan’ın genç yaşlarında başladığı düşünme ve yazma
serüveni 10 Ekim 2005’te ölümsüzlüğe göçene kadar sürdü.

Yaratıcılık deyince ise, en avantajlı konumda olan kimlerdir? Tabii ki
çocuklar... Öğrenilmiş normların ve kısıtlamaların henüz yaratıcılığına
gem vuramadığı çocuklar. Onların yaratıcılıklarını daha da geliştirmek
ise tüm anne-babaların ve eğitmenlerin isteği. Yaratıcılığı
geliştirmenin en önemli yolarından biri ise hayal kurmak ve bunları
yazıya dökmek.
Yeşim Gökçe’nin yazarlık ve eğitmenlik konusundaki deneyimlerini
aktardığı elinizdeki bu kitap, anne-babalar, eğitmenler ve çocukları
için hazırlandı. Çocuklarınızla birlikte büyük keyif alarak
yapabileceğiniz pek çok yaratıcı yazarlık alıştırmalarıyla
zenginleştirildi. Belki bu alıştırmaların sonucunda çocuklarınızın hayal
dünyasının zenginliği ile karşılaştığınızda çok şaşıracaksınız. Belki
kendi dünyanızın da zenginleştiğini göreceksiniz. Çünkü yaratıcılık
konusunda yaşanan kavram kargaşasından yorulan büyükler de, bu kitapta
sade bir teori ile karşılaşacaklar.

Mutluluk konusundaki yeni araştırmalar, mutluluğun kalıcı bir biçimde
artırılabileceğini göstermektedir. Ayrıca yeni bir hareket olan Olumlu
Psikoloji, belirlenmiş mutluluk alanınızın daha üst düzeylerinde
yaşamanızın yollarını ortaya koymaktadır; bu kitap, olumlu duyguları
anlamayı ve kendi olumlu duygularınızı artırmayı ele almaktadır.
Olumlu Psikoloji, kendinizi yaşamın otoparkında az sayıda gelip geçici
zevk en alt düzeyde hazla ya da anlam duygusundan yoksun bir halde
sıkışıp kalmış gibi hissettiğinizde, oradan çıkmanın bir yolu olduğuna
ilişkin parlak bir umut ışığı yakar. Bu yol sizi, zevk ve haz kırlarına,
gücün ve erdemin dağlık alanlarına ve sonunda kalıcı doyumun doruk
noktaları olan anlama ve amaca götürür.

100 Temel Eserden Biri
SEVDALI BULUT
“Sevdalı Bulut” 1979 yılında bir milyona yakın minik öğrencinin
katılımıyla hiç para harcanmadan ve bir milyon adet üretilerek ücretsiz
dağıtılmıştı. Bu çalışma aynı yıl UNESCO tarafından “Özel Ödül”e ve
“Simavi Vakfı Dünya Çocuk Yılı Özel Ödülü”ne layık görüldü. Fakat bir
sonraki yıl 12 Eylül yönetimi tarafından kitabın dağıtımı yasaklandı.
Boyut Yayınları yirmi yıl sonra bu başarılı projenin tıpkıbasımını
2000’li yılların çocukları için yayımlıyor.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilköğretim öğrencileri için seçtiği "100
Temel Eser" arasında yer alan Sevdalı Bulut kitabı, Nazım Hikmet'in
"Sevdalı Bulut", Sabahattin Ali'nin "Sırça Köşk", Aziz Nesin'in "Öküz
Başkan",İhmal Amca'nın "Palyaço" ve Orhan Kemal'in "Harika Çocuk" isimli
çocuk hikayelerini kapsıyor.
Çocuklar için hazırlanmış birbirinden güzel masallar içeren bu kitapta
her çocuk kendinden birşeyler bulacak.

Bugün nüfusu 70 milyonu aşan Türkiye’de 32 ilçeye dağılmış 10 milyonluk
yaşayanıyla İstanbul, ülkemizin %14’ünü taşıyor. Bunun en çarpıcı yanı
da bu nüfusun %40’ının yasadışı yapılaşmanın en çok görüldüğü yerlerde,
varoşlarda yaşamakta oluşu ve varoşların da ‘’durağan ‘’ olmayan bu
nüfusunun, büyük ölçüde gençleri barındırması.
İstanbul Bilgi Üniversitesi Araştırma Merkezi TESAR, yıllardır Kuştepe
gençliği ile ilgili olarak yürüttüğü araştırmayı bu kez İstanbul
geneline uygulayarak yeni bir çalışmayı sonuçlandırdı. Bu araştırmanın
amacı İstanbul gençliğinin yeni profilini ortaya koymaktı. İstanbul
Gençliği Gençlik Değerleri Araştırması adlı bu alan araştırmasını,
merkezin müdürü Gülten Kazgan derledi, çalışma Arus Yumul, Nevin Ateş ve
Hilal Akgül’ün değerli araştırma ve katkılarıyla kitaplaştırıldı

Yazıyı icat ettiğinden bu yana, insanlar, yazmışlar ve yazdıklarını
biriktirmişler. Tarihe düşülen bu yazılı kayıtlar, koleksiyonlarda
giderek büyümüş. Kütüphaneleri de, medeniyetlerin en önemli göstergeleri
olmuş. İskenderiye’yi dünyanın her yanında ve tarihin uzun bir
diliminden bu yana insanlar, harap edilen, kayıp kütüphanesi ile
tanımış. Mezopotamya’da, kayıp medeniyetlerle birlikte, koca koca taş
tabletler kayıplara karışmış, yok olmuş... Mısır’da, Anadolu’da
kütüphaneleri ile ünlü Bergama’da, Efes’te, depremler, yangınlar,
savaşlar, medeniyetlerle birlikte kütüphaneleri de silmiş süpürmüş. Hani
yangınlarda, depremlerde, doğadan gelen büyük felaketlerde kaybolan
kütüphaneler karşısında, ancak elden ne gelir duygusuyla dertlenirken;
savaşlarda bilerek kastederek yakılan, kül edilen kütüphaneler
karşısında üzülmenin yanında bir öfke de sarıyor insanı. Sezar’ın
ordusuyla yakılan İskenderiye Kütüphanesi, Haçlı saldırısıyla yok edilen
Cordoba Kütüphanesi, Rönesans sonrası yok edilen Manastır Kütüphaneleri
ve değerli kitaplar; Vilna’da ortadan kaldırılan İbrani Kütüphanesi...
Sonra günümüzde Saray Bosna’da Sırp saldırılarıyla ortadan kaldırılan
Üniversite Kütüphanesi,
Kitap işte tüm bu kayıp kütüphanelerin, medeniyetlerin peşinde koşuyor.
Bunların hikayelerini anlatıyor. Ve son bölüm Truffaut’nun, “Fahrenheit
451” ile bitiyor. Yaşasın Kitaplar...
Yaşasın Kitaplıklar...